Başlık benim için. Uzun zaman oldu bir şeyleri blogda yazıp içimi dökmeyeli. Şu sıkıcı hayatımda bir buçuk senedir canımdan çok sevdiğim birisi var. Blog yazmayı da ona aşık olduğumda bırakmışım zaten. Herşey çok iyi çok güzel derken bir şeyler yine boka sardı be kardeş. Niye ya niye alt tarafı haber vermeden bi kulağımızı deldirdik amına koyim. Sanki haber vermeden amerikaya taşındık. Sanarsın haber vermeden başka biriyle evlendik. Gay bile olmadım amına koyim. Hiç birşey yapmadım amk. Alt tarafı kulak lan. Beğenmedim dersin, çıkartır atarım bu kadar kolay. Attım da. Hayatta hiçbir şeyi takmadığım gibi, küpeyi de takmadım daha fazla. Ben birisi bu kadar küçük bir şeyden bana kırıldığında sinirlenen bir adamım ama bugüne kadar kimseye sinirimi dışarı vurmadım. Onun yerine bu sikik blogu yazıyorum ki içimde patlamasın bu amına koduğum duygular birikip. Zaten uzun süre yazmadığım için anlamışsındır ki sevgili yaptığımdan beri sinirlenmiyorum bu kadar, üzülmüyorum hiçbir şeye. Amına koyim bu hayatın, amına koyim, amına koyim. Ağzımı bozdum yine anasını sikiyim. Pazar, Pazartesi, Salı, Çarşamba... Term paper, sınav, sınav... Böyle sikik bir haftada, bir sınavdan çıkıp diğerine çalışırken, arada bir heyecan olsun istedim fena mı. Fenaymış. Kulağını, küpesini siktiğimin dünyası.
Benim gibi şeker, tatlı, yumuşak kalpli, piç, götoş bi adamın bile iyi bi ilişkiyi uzun süre devam ettirmesi zormuş anladım. Benim için kolay olacak sanmıştım. Zorluklarla mücadele etmekten hep kaçar, hiçbir olumsuzluğu sikime takmazdım. Yine takmayacağım. Devam. Pes edecek değilim. Ben, benden taviz vermeyeceğım. Bok vermicem, yine yelkenler suya inecek hatun bi yüz verse. Verecek mi, zaman gösterir.
Amıma koyayım. Bu blogu hala okuyan varsa, onun da amına koyayım.
Hadi siktir olun gidin burdan.
nerden nereye mk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
nerden nereye mk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
7 Mayıs 2014 Çarşamba
21 Eylül 2011 Çarşamba
Everything's Gonna Be Allright
Tanrı bize göz vermiş. Niye? Tabi ki görmemiz için akıllım! Görelim de etrafımızda ne olup bitiyor haberimiz olsun. Haberimiz olsun da olaylara iyi/kötü tepki verelim. Tepkimizi gösterelim ki güzel şeyler devam etsin, kötü şeyler de azalsın. Ama bazıları o patlak gözleriyle sadece sığır gibi bakmakla yetinsin.
Tükenmez kalem ile yazılar yazarız. Kalıcı olsun, silinmesin diye. Peki silinmesi gereken şeyler olunca? Tükenmez kalem silgisi diye birşey var hani. Mürekkebi altındaki kağıt partikülleriyle birlikte yok ediyor. Bazı zararlı fikirler ve görüşler de böyledir. Onu benimseyenler de artık onun kadar zararlıdır ve onunla birlikte silinmeleri gerekir.
Sigara içersin de ağzının kokusunu ailen duyacak ve anlayacaklar diye korkarsın ya. Babam eve kokoreç ile geldi. Artık ağzım bok kokuyor, ehe.
Her seferinde reddedilen ve terkedilenin ben olmama rağmen, egomu tavan yaptıracak kadar iyi gaz veren arkadaş ve akrabalarım var. Lan ne kadar şanslıyım ben! Tabi biraz da yakışıklı, çekici, ağzı iyi laf yapan ve kültürlü bir insanım. Aha kontrolsüz egom yine yırtık dondan fırlar gibi ortaya çıktı.
Evanescence'ın Going Under şarkısını dinlerken bağıra bağıra "I won't be broken again" dedikten sonra kendi kendine "hassiktir ulan ordan" da diyebilirsin. Gayet doğal.
Birşey farkettim. Bilgisayarı garantiye verdiğim zaman başladığım kitabı okumayı bilgisayarım garantiden gelince bırakmışım. Yıllar önce yarım bıraktığım için baştan başladığım kitabı yine yarım bırakmışım. Senin kaderin de benim gibi yarım kalmakmış güzel kitap.
Bu gece mutluyum. Sevdiğim insan ile konuştum uzun uzun. Sürekli kötü espiriler yaptığım ve sürekli saçmalayarak konuştuğum kişi beni terkettikten sonra samimiyet biraz öldü sanki. Yada ben olgun davranmaya mı başladım ne? Normal, yani sıkıcı bir şekilde konuşmayı becerebiliyorum lan artık! Yastığımın altında sakladığım fotoğrafına da bakarsam uyumadan önce, keyfim de götüm gibi tavana vurur.
Şimdi iyi geceler! Hepinize benden çay amına koduklarım! Bye!
Tükenmez kalem ile yazılar yazarız. Kalıcı olsun, silinmesin diye. Peki silinmesi gereken şeyler olunca? Tükenmez kalem silgisi diye birşey var hani. Mürekkebi altındaki kağıt partikülleriyle birlikte yok ediyor. Bazı zararlı fikirler ve görüşler de böyledir. Onu benimseyenler de artık onun kadar zararlıdır ve onunla birlikte silinmeleri gerekir.
Sigara içersin de ağzının kokusunu ailen duyacak ve anlayacaklar diye korkarsın ya. Babam eve kokoreç ile geldi. Artık ağzım bok kokuyor, ehe.
Her seferinde reddedilen ve terkedilenin ben olmama rağmen, egomu tavan yaptıracak kadar iyi gaz veren arkadaş ve akrabalarım var. Lan ne kadar şanslıyım ben! Tabi biraz da yakışıklı, çekici, ağzı iyi laf yapan ve kültürlü bir insanım. Aha kontrolsüz egom yine yırtık dondan fırlar gibi ortaya çıktı.
Evanescence'ın Going Under şarkısını dinlerken bağıra bağıra "I won't be broken again" dedikten sonra kendi kendine "hassiktir ulan ordan" da diyebilirsin. Gayet doğal.
Birşey farkettim. Bilgisayarı garantiye verdiğim zaman başladığım kitabı okumayı bilgisayarım garantiden gelince bırakmışım. Yıllar önce yarım bıraktığım için baştan başladığım kitabı yine yarım bırakmışım. Senin kaderin de benim gibi yarım kalmakmış güzel kitap.
Bu gece mutluyum. Sevdiğim insan ile konuştum uzun uzun. Sürekli kötü espiriler yaptığım ve sürekli saçmalayarak konuştuğum kişi beni terkettikten sonra samimiyet biraz öldü sanki. Yada ben olgun davranmaya mı başladım ne? Normal, yani sıkıcı bir şekilde konuşmayı becerebiliyorum lan artık! Yastığımın altında sakladığım fotoğrafına da bakarsam uyumadan önce, keyfim de götüm gibi tavana vurur.
Şimdi iyi geceler! Hepinize benden çay amına koduklarım! Bye!
1 Eylül 2011 Perşembe
Mutlu Bayramlar
Evet kuşaklar boyunca aktarılmış güzel adetlerimizden biri daha bizim nesilde tıkandı galiba. Veletler gelmedi la kapıma şeker toplamaya. Bir kere bile çalmadı kapım bayramda. O kadar şekeri kim yiyecek lan şimdi! Neyse birisi yiyecek elbet, kalacak değil ya, hihihi.
Bu bayram iyice amele olduk mk. Bayramın 2. günü dükkanda durdum sabahtan geceye kadar. Çalış, kazan, kıl kıl insanlara laf anlat, dükkanı topla, kapat, rapor al... Bugün de dükkanı saat 9'da açacak ben. Son günlerde uyuyamıyorum da. 8'e alarm kurdum 6'da uyandım amına koyim. Evde de yalnızım, güzel bir bekar kahvaltısı hazırladım kendime. Bunu da çayım ocakta kaynarken yazdım, ehe.
Blogger da arayüzünü değiştirmiş, başta yadırgadım amına koyim. Bi anda bu kadar değiştirilir mi lan dalyaraklar, yavaş yavaş yapsanıza şunu... Neyse biraz alışınca insanın tekrar tekrar blog yazası geliyo. Korkmayın lan korkmayın yazmicam o kadar, meşgulüm bu aralar. Ne kadar boş adam olsam da, okunmayan yazılar yazmayı bu aralar hayatımda ikinci plana atmak durumundayım. Öptüm!
Adettir diye, bayramınızı kutlarım bebekler! Nice bayramlar göresiniz!
Eee harçlığım nerde lan!?!?
Bu bayram iyice amele olduk mk. Bayramın 2. günü dükkanda durdum sabahtan geceye kadar. Çalış, kazan, kıl kıl insanlara laf anlat, dükkanı topla, kapat, rapor al... Bugün de dükkanı saat 9'da açacak ben. Son günlerde uyuyamıyorum da. 8'e alarm kurdum 6'da uyandım amına koyim. Evde de yalnızım, güzel bir bekar kahvaltısı hazırladım kendime. Bunu da çayım ocakta kaynarken yazdım, ehe.
Blogger da arayüzünü değiştirmiş, başta yadırgadım amına koyim. Bi anda bu kadar değiştirilir mi lan dalyaraklar, yavaş yavaş yapsanıza şunu... Neyse biraz alışınca insanın tekrar tekrar blog yazası geliyo. Korkmayın lan korkmayın yazmicam o kadar, meşgulüm bu aralar. Ne kadar boş adam olsam da, okunmayan yazılar yazmayı bu aralar hayatımda ikinci plana atmak durumundayım. Öptüm!
Adettir diye, bayramınızı kutlarım bebekler! Nice bayramlar göresiniz!
Eee harçlığım nerde lan!?!?
24 Ağustos 2011 Çarşamba
Avuntu
Bitmiş bir ilişkinin ardından, yada genel olarak kaybedilen birşeyin ardından söyleyeceğimiz klasik kalıplaşmış cümleler vardır. "İyi ki bitti yoksa...", "Böyle daha güzel oldu çünkü..." veya daha afilli cümleleri tamamlayarak kendimizi avuturuz. Ben de bu gece Kill Bill izledikten sonra geçirdiğim beyin amcıklaması ve geldiğim gazla kendimi 2x8=16 kiloluk ağırlıkların altında vücut çalışırken buldum ve değişik cümlelerle kendimi avuttum. Görelim...
Zayıf olduğum için biraz kilo almamı isteyen sevdiceğimin aklına uyup bu yaz biraz kilo alabilseydim, ilerde çok pişman olabilirdim. İyi ki terkettin beni kız! Doğduğum günden beri üstü yağ tutmamış kaslarımı yağlar altında boğdurtacaktın bana. O baklava dilimi gibi, şerbet dök yala tadındaki karın kaslarım, ince, kassız bileklerim ve sikici göğüs kaslarımı yağlı hayal bile etmek istemiyorum. De get başkasını şişmanlat!
Sanki şimdi yine birlikte olsaydık kilo almayı, yağdan bir örtüyle giyinmeyi sorun edecektim.
Ama burada geri dönmeni isteyen birisiymişim gibi görünmek istemem.
Bazen bir şeyin tamamen bitmesi, yeniden başlamasından iyidir.
Ama bu şey o şeylerden değil. Beni nasıl görmeni istemiyorsam öyle birisiyim aslında.
Eğer bir gün geri dönecek olursan, bil ki sen geri dönene kadar geri dönmeni istemiyor olacağım.
Ama geri dönersen, bir daha düşünürüm.
Ve sanırım ben tüm bu saçmalıkları yazıyorum ve sen de okumuyorsun.
Ne güzel.
Zayıf olduğum için biraz kilo almamı isteyen sevdiceğimin aklına uyup bu yaz biraz kilo alabilseydim, ilerde çok pişman olabilirdim. İyi ki terkettin beni kız! Doğduğum günden beri üstü yağ tutmamış kaslarımı yağlar altında boğdurtacaktın bana. O baklava dilimi gibi, şerbet dök yala tadındaki karın kaslarım, ince, kassız bileklerim ve sikici göğüs kaslarımı yağlı hayal bile etmek istemiyorum. De get başkasını şişmanlat!
Sanki şimdi yine birlikte olsaydık kilo almayı, yağdan bir örtüyle giyinmeyi sorun edecektim.
Ama burada geri dönmeni isteyen birisiymişim gibi görünmek istemem.
Bazen bir şeyin tamamen bitmesi, yeniden başlamasından iyidir.
Ama bu şey o şeylerden değil. Beni nasıl görmeni istemiyorsam öyle birisiyim aslında.
Eğer bir gün geri dönecek olursan, bil ki sen geri dönene kadar geri dönmeni istemiyor olacağım.
Ama geri dönersen, bir daha düşünürüm.
Ve sanırım ben tüm bu saçmalıkları yazıyorum ve sen de okumuyorsun.
Ne güzel.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)