"Düşlerim başka gerçek başka ama umrumda da değil."
Ogün Sanlısoy - Bilmece
Hayatı düşlerinde yaşar insan. Her gece yatağına yattığında, gelecekte yapamayacağı şeyleri yaparken hayal eder kendini. Gerçekleştiremeyeceği şeyleri hayal ederken bile mutlu olur. Kimisi, geçmişte yaptığı hataları yapmamış gibi kurgular hayallerini. Onunla birlikte düşünür kendini. En güzel anlarını tekrar tekrar yaşar kapalı gözlerinin altında. Kimisi daha güzel anlar da görür düşlerinde. Ve tüm bunlar olurken, uyuyakalır.
Düşlediklerini rüyalarında da görmek ister bazen. Uyanıkken tamamlayamadığı düşleri bilinçaltının yaratıcılığına bırakıp, olayların akışı içerisinde kaybolmak ister. Çoğu zaman denk gelmez o rüyalar. Kimi zaman da gelir. Rüyada o kadar mutlu olur ki, hatalarla dolu, kirlenmiş, buruşmuş hayatına geri dönmek istemez uyanıp da. O durumda uyandığında hissettiği üzüntü vardır bir de. Bu hayata uyanacağıma, bu rüyada ölseydim der.
Ama uyandı bir kere. Günlük hayatın tüm sıkıntılarına, pisliklerine, stresine katlanır. Her gün yapılması gereken rutin işleri yapar, ihtiyaçlarını giderir. Ve tekrar yatağına döner. Ait olmadığı yepyeni bir hayatı yaşamaya başlar yeni baştan.
Keşkeler ile dolu bir hayat yaşayanlara...
11 Eylül 2011 Pazar
9 Eylül 2011 Cuma
Ön Sevişme
Everydns.net satılmış amına koyim ya... Ne güzel ücretsiz ücretsiz domainlerimize ayar çekiyoduk. Şimdi üşenmiyosan tekrar tüm domain ayarlarını değiştir. Üşensem ne olcak amına koyim bi gün gelcek elbet o domainlerin ns ayarlarını ayarlayacam tekrar. İnsanlar bloglarıma giremeyip benden mahrum mu kalsınlar? Zaten burada yazdığımı bilmiyor fazla kişi. Öteki bloglarımı da kaybederlerse aralarında hayatlarına son vermek isteyenler olabilir. Bu yüzden şu anda iki büyük, muhteşem, okunası bloguma ayarladığım alan adlarına ayar çekmekle meşgulüm. Sinirliyim de amına koyim.
Ve evet ayarladım. Unutmamak için şuraya yazıyorum ki, blogger'a domain kaydederken, domain panelinde A kaydı olarak 74.125.93.121 adresini giriyoruz. Çoğunuz bunun ne olduğunu bilmiyo yada çoğunuzun sikinde değil bunlar tabi. Banane lan, ehehe.
Ailemin bir kısmı kimin olduğunu unuttuğum bi düğüne gidiyo la! Birkaç gün evde yalnızım, kardeşimi saymazsak. O da olmasa zaten kendi pisliğimde boğulurum heralde. Evde az kişi olması benim için mükemmel bir doğa olayı. Hadi tüm gün Danza Kuduro!
Bu sikko yazının sonlarına doğru gelirken, sonunda çenemdeki sivilceyi patlattım aq. Zahmetli ve acılı oldu, birazdan kan da çıkar. Sivilce patlatırken ve patlattıktan sonra çekilenlere rağmen sivilce patlatmak ne kadar büyük bir zevktir yarebbim! Mutluluktan şimdi kusacam.
Saat olmuş gene iki amına koyim. Gerçi erken daha. Amaan siktir et bu paragrafı yazmadım say...
Fifa 2008'de Real Madrid'e gene döşemekteydim ki oyun dondu ve işte buradayım. Fifa donmasaydı bloga daha geç girecek ve büyük ihtimalle daha duygusal şeyler yazacaktım. Yoo dostum yoo, şansına küs, bu seferlik böyle. Son bir şarkı sözü yazayım da tekrar Fifa 2008'e döneyim sevgili dıngırık.
This is for long-forgotten
Light at the end of the world
Horizon crying
The tears he left behind so long ago
Ve evet ayarladım. Unutmamak için şuraya yazıyorum ki, blogger'a domain kaydederken, domain panelinde A kaydı olarak 74.125.93.121 adresini giriyoruz. Çoğunuz bunun ne olduğunu bilmiyo yada çoğunuzun sikinde değil bunlar tabi. Banane lan, ehehe.
Ailemin bir kısmı kimin olduğunu unuttuğum bi düğüne gidiyo la! Birkaç gün evde yalnızım, kardeşimi saymazsak. O da olmasa zaten kendi pisliğimde boğulurum heralde. Evde az kişi olması benim için mükemmel bir doğa olayı. Hadi tüm gün Danza Kuduro!
Bu sikko yazının sonlarına doğru gelirken, sonunda çenemdeki sivilceyi patlattım aq. Zahmetli ve acılı oldu, birazdan kan da çıkar. Sivilce patlatırken ve patlattıktan sonra çekilenlere rağmen sivilce patlatmak ne kadar büyük bir zevktir yarebbim! Mutluluktan şimdi kusacam.
Saat olmuş gene iki amına koyim. Gerçi erken daha. Amaan siktir et bu paragrafı yazmadım say...
Fifa 2008'de Real Madrid'e gene döşemekteydim ki oyun dondu ve işte buradayım. Fifa donmasaydı bloga daha geç girecek ve büyük ihtimalle daha duygusal şeyler yazacaktım. Yoo dostum yoo, şansına küs, bu seferlik böyle. Son bir şarkı sözü yazayım da tekrar Fifa 2008'e döneyim sevgili dıngırık.
This is for long-forgotten
Light at the end of the world
Horizon crying
The tears he left behind so long ago
(Nightwish - The Islander)
İyi geceler bebekler! En tatlı yerinizden öptüm...
Öğk...
8 Eylül 2011 Perşembe
Al Beni Lan
Bugün insanların sıkıntıdan neler yapabileceğine bir kez daha tanık oldu mahallem insanı. Mahallenin en yüksek tepesinde, balkonlarına ve pencerelerine lazer ile ışık tutan abazan gençler vardı çünkü. Penceresine çıkıp "layn", "höyt", "huoop" diye bağıran amcalar gördük. Ama eğlenceli bişeymiş sanırım. İnsanı çocukluğuna götürüyor valla.
Çocukken ne de güzel mahalledeki çalıların arkasında saklanır, evlere, arabalara lazer tutar tutar kaçardık. Büyüdükçe insan eğlenceyi farklı mallıklarda arıyor. Kız arkadaş arıyor, içki içiyor, sırf ortam olsun diye sigara yakıyor... Balık tutmaya bile çalıştım amına koyim. Bi taneden fazla tutamadım da... Ama farkettim ki çocukken yaptığım herşeyden şimdi yaptığım şeylere göre çoook daha fazla zevk almışım. Aşk nedir bilmiyorsun bi kere abi. Aşk acısının insanın hayatında olmaması ne kadar büyük bir nimettir bilir misin? Adamın başına ne gelirse ya meraktan ya yaraktan ya da aşktan bi kere. Abazanlığı saymıyorum tabi. O apayrı.
Her neyse, konumuza dönecek olursak, artık çocukken yaşadığımız şeyleri tekrar yaşamaya başlamanın zamanı geldi diyorum gençler! Olgun meyve dalından düşer. Olgun bi insan olup da ne yapacağız? Şimdi buradan hepinizi saklambaç/körebe oynamaya, ağaçlara dalmaya, kızların saçını çekmeye, sağa sola boncuklu tabancalar ile ateş etmeye, misket/taso oynamaya, futbol topuyla camları kırmaya çağırıyorum! Bağır, bağır, bağırıyorum... Koşun! Kurşun eritmeğe çağırıyorum!
Bu video da benden size bir armağan olsun. Konumuzla bir alakası yok ama napayım çok seviyorum amına koyim. Bu da insanın abazanlıktan neler yapabileceğini bizlere bir daha gösteren yaşanmış bir olay malesef. Kameraman götü zor kurtarıyor çünkü ben bu kadının sikinin olduğunu düşünmekteyim. Öyle bi gelişi var amına koyim.
Bu gecelik de bu kadar aq. Sıkıldım gidip biraz Fifa 2008 oynayayım. Sonra da yatarım heralde. Bunları niye anlatıyosam amına koyim sanane dimi? Si yu bebekler!
Çocukken ne de güzel mahalledeki çalıların arkasında saklanır, evlere, arabalara lazer tutar tutar kaçardık. Büyüdükçe insan eğlenceyi farklı mallıklarda arıyor. Kız arkadaş arıyor, içki içiyor, sırf ortam olsun diye sigara yakıyor... Balık tutmaya bile çalıştım amına koyim. Bi taneden fazla tutamadım da... Ama farkettim ki çocukken yaptığım herşeyden şimdi yaptığım şeylere göre çoook daha fazla zevk almışım. Aşk nedir bilmiyorsun bi kere abi. Aşk acısının insanın hayatında olmaması ne kadar büyük bir nimettir bilir misin? Adamın başına ne gelirse ya meraktan ya yaraktan ya da aşktan bi kere. Abazanlığı saymıyorum tabi. O apayrı.
Her neyse, konumuza dönecek olursak, artık çocukken yaşadığımız şeyleri tekrar yaşamaya başlamanın zamanı geldi diyorum gençler! Olgun meyve dalından düşer. Olgun bi insan olup da ne yapacağız? Şimdi buradan hepinizi saklambaç/körebe oynamaya, ağaçlara dalmaya, kızların saçını çekmeye, sağa sola boncuklu tabancalar ile ateş etmeye, misket/taso oynamaya, futbol topuyla camları kırmaya çağırıyorum! Bağır, bağır, bağırıyorum... Koşun! Kurşun eritmeğe çağırıyorum!
Bu video da benden size bir armağan olsun. Konumuzla bir alakası yok ama napayım çok seviyorum amına koyim. Bu da insanın abazanlıktan neler yapabileceğini bizlere bir daha gösteren yaşanmış bir olay malesef. Kameraman götü zor kurtarıyor çünkü ben bu kadının sikinin olduğunu düşünmekteyim. Öyle bi gelişi var amına koyim.
Bu gecelik de bu kadar aq. Sıkıldım gidip biraz Fifa 2008 oynayayım. Sonra da yatarım heralde. Bunları niye anlatıyosam amına koyim sanane dimi? Si yu bebekler!
7 Eylül 2011 Çarşamba
Asuman, Orospu Asuman...
Çok değil, Haziran'ın 7'sini 8'ine bağlayan gece, 3 ay önce, o karanlığı gözlerimin içine bakan gülen gözleriyle aydınlatan, bu dünyadan olmadığı her halinden belli bir melek vardı yanımda. Ertesi gün çok uzaklara gideceğini bilmeme rağmen ne kadar da mutluydum. Nasıl da inanmıştım geri döneceğine. 8'inin akşamı onun otobüse binişini izlerken aklımda tek birşey vardı. Bu koduğumun Alibeyköy'ünden nasıl geri dönecem lan ben Etiler'e? Noldu lan duygusal gidiyoduk şok geçirdin dimi? Dallama, nehehe.
Niye bu kadar duygusal girdim biliyo musun? Biliyosan bana da anlatır mısın?
Sıkıldım uleeyn!
Mynet'te okey oynamaktan, evde bilgisayar başında oturmaktan, kod yazmaya çalışmaktan, yaz tatilinden sıkıldım... Benim gibi bi öküze bile şu tepedeki duygusal satırları yazdırabilen sıkıntının taa amına koyim. Aklınıza bana onları yazdıran gerçekten sıkıntı mı acaba diye bi soru geldiyse, sorun da sizin de amınıza koyim. Tabi ki sıkıntı değil mk.
Özledim uleeyn!
Neredesin sevgi pötürcüğüm, aşk bahçemi süsleyen inci çiçeğim, kovaladıkça kaçan ateş böceğim, neredesin? Sanki bilmiyorum neredesin amk. Cimri olmasam çoktan ben de uçağa atlayıp gelmiştim de o kadar sevmiyorum seni galiba, nehehe. Bi de terketmeseydin iyiydi. Senin de... Sövemiyorum ki sana...
Ama kızabiliyorum uleeyn!
Manga'nın bir şarkısında dediği şu söz geldi aklıma. "Bir kadın çizeceksin / Onun gibi bırakıp gitmeyecek". Hatırlarsın bir kadın çizmiştim ben de bir zamanlar. Senin gibi bırakıp gitmesin diye. Ama onu da yanında götürdün. Çizdiği kadın tarafından terkedilebilen bir ben var bende.
Benim de amıma koyim uleeyn!
Niye bu kadar duygusal girdim biliyo musun? Biliyosan bana da anlatır mısın?
Sıkıldım uleeyn!
Mynet'te okey oynamaktan, evde bilgisayar başında oturmaktan, kod yazmaya çalışmaktan, yaz tatilinden sıkıldım... Benim gibi bi öküze bile şu tepedeki duygusal satırları yazdırabilen sıkıntının taa amına koyim. Aklınıza bana onları yazdıran gerçekten sıkıntı mı acaba diye bi soru geldiyse, sorun da sizin de amınıza koyim. Tabi ki sıkıntı değil mk.
Özledim uleeyn!
Neredesin sevgi pötürcüğüm, aşk bahçemi süsleyen inci çiçeğim, kovaladıkça kaçan ateş böceğim, neredesin? Sanki bilmiyorum neredesin amk. Cimri olmasam çoktan ben de uçağa atlayıp gelmiştim de o kadar sevmiyorum seni galiba, nehehe. Bi de terketmeseydin iyiydi. Senin de... Sövemiyorum ki sana...
Ama kızabiliyorum uleeyn!
Manga'nın bir şarkısında dediği şu söz geldi aklıma. "Bir kadın çizeceksin / Onun gibi bırakıp gitmeyecek". Hatırlarsın bir kadın çizmiştim ben de bir zamanlar. Senin gibi bırakıp gitmesin diye. Ama onu da yanında götürdün. Çizdiği kadın tarafından terkedilebilen bir ben var bende.
Benim de amıma koyim uleeyn!
6 Eylül 2011 Salı
Ruh Hastasından İnciler
Mynet okeyde delice kazanıyorum lan. Yeniden başladığımdan beri hiç yenilmedim. Acaba tanrım bana birşey mi ima etmeye çalışıyor, "kumarda kazanan" sıfatıyla. Yok yok, tanrı ile iletişimim bu kadar basit olmamalı...
Balığa gidiyoruz kaç gündür arkadaşlarla. Karides doğradım bugün ve lanet olasıcanın kokusu hala elimden çıkmadı. Peh... Kaç kere sabunladım lan, ne biçim şeysin...
Adanada 10 dakika arayla iki deprem olmuş... Noluyoz lan?! Dikkat edin kendinize Adanalı arkadaşlar(!)...
Okeyde konuştuğum bir bayan (konuştum, tanışmadım) bana "ravi - melekler kalbinden öpsün" diye bir şarkı önerdi durduk yere. İnternetim kotalı olduğu için başkalarının, özellikle de tanımadığım insanların paylaştığı şarkıları açıp dinlemiyorum. Merak eden açsın dinlesin bana da yorumlarını iletsin...
Kimse bilmez bir ömür sürüklendim
Her sabah yeniden ümitlendim
Bakıp aynaya ne sözler verdim
Seni gördüm göreli aşka dilendim
(Özlem Tekin - Kimse Bilmez)
Saat yine dört olmuş lan amına koduklarım! Ne tutuyonuz beni bu saate kadar! Hade ben yatar iyi geceler... Seviyorum sizi!
Balığa gidiyoruz kaç gündür arkadaşlarla. Karides doğradım bugün ve lanet olasıcanın kokusu hala elimden çıkmadı. Peh... Kaç kere sabunladım lan, ne biçim şeysin...
Adanada 10 dakika arayla iki deprem olmuş... Noluyoz lan?! Dikkat edin kendinize Adanalı arkadaşlar(!)...
Okeyde konuştuğum bir bayan (konuştum, tanışmadım) bana "ravi - melekler kalbinden öpsün" diye bir şarkı önerdi durduk yere. İnternetim kotalı olduğu için başkalarının, özellikle de tanımadığım insanların paylaştığı şarkıları açıp dinlemiyorum. Merak eden açsın dinlesin bana da yorumlarını iletsin...
Kimse bilmez bir ömür sürüklendim
Her sabah yeniden ümitlendim
Bakıp aynaya ne sözler verdim
Seni gördüm göreli aşka dilendim
(Özlem Tekin - Kimse Bilmez)
Saat yine dört olmuş lan amına koduklarım! Ne tutuyonuz beni bu saate kadar! Hade ben yatar iyi geceler... Seviyorum sizi!
5 Eylül 2011 Pazartesi
Gam Tozu ve Dünyanın Ninnisi
Şu sikindirik hayatı yaşayan insanların çoğunun bir hedefi, bir amacı var kanımca. Kimisi bir şeyler uğruna yaşar, kimisi de birşey uğrunda ölür. Düşünüyorum da, ben ne sikim yiyorum lan?
En büyük amacım sürekli önüme çıkan sınavları geçmek gibi görünüyordu bir zamanlar. Şimdi o sınavlar yok. OKS, ÖSS, Proficiency, blah blah... Bunları geçtik. Şimdi sınav yok mu sanki dediğinizi duyar gibiyim. Var da onları sikine takan bi yarış beygiri yok burada şu anda. Artık hayattaki amacımı sorgulamaya başladığım döneme girdim sanırım. Ve şu anda bunun ne olduğunu bulamadım. Bulduğumda size de söylerim.
Birkaç ay önce sorsaydınız, şöyle yaz tatilinden falan önce, size çat diye söylerdim hayatta gerçekleşmesini en çok istediğim şeyi. Çünkü o sıralar gerçekleşmeyeceği kesin gibi görünmekteydi. Sonra gerçekleşiyormuş gibi yaptı, kahpe kader yandan bir göz kırptı, ve yine gerçekleşmedi. Hayatta da keşke herşey matematik, fen veya bilgisayar gibi kesin ve net olsa, yaptığımız şeylerin sonuçlarının ne olacağını bilebilsek. Lakin koduğumun insanları, aynı olaylara farklı sonuçlar verebilmekte, farklı olaylara aynı sonuçlar getirebilmekte. Bazı durumlarda hayat sağ gösterip sol vururken, bazı durumlarda adamn orta yerine kafa atabiliyor. Neyse sonuç olarak, kader ağlarını örmüş, yine ümit verip nah çekmiş ve yaşam denilen o ince çizginin üzerinden geçerken beni bayağı silkelemişti. O zamandan beri içerisinde bulunduğum bu boşlukta, artık hayatta bir amacımın kalmadığını düşünmeye başlamıştım. Gördüğünüz gibi, hala da düşünüyorum.
Eğer kendimden böyle şüphe etmeye devam edecek olursam, daha da bi baltaya sap olmayacak benden. Eskiden manyağı olduğum kod yazma olayından bile ne kadar soğudum yahu. Gelen iş tekliflerini değerlendirmeden reddeder oldum, çünkü yazma isteğim kayboldu. Paranın amına koyayım para için uğraşılır mı diyen bi pislik oldum çıktım.
Bu hale gelmeme neden olan şeyi ise hala rüyalarımda görüyor olmak, ve uyandığım için de üzülüyor olmaksa işin en acı tarafı sanırım.
Gece gece bu kadar konuştuktan sonra hala beni bu hale getireni yine rüyamda görmeyi diliyor, onun ne olduğunu merak edenlere de sanane lan diyerek programı kapatıyorum efendim.
Ah ben beni zikem, ah kendimi zikem...
En büyük amacım sürekli önüme çıkan sınavları geçmek gibi görünüyordu bir zamanlar. Şimdi o sınavlar yok. OKS, ÖSS, Proficiency, blah blah... Bunları geçtik. Şimdi sınav yok mu sanki dediğinizi duyar gibiyim. Var da onları sikine takan bi yarış beygiri yok burada şu anda. Artık hayattaki amacımı sorgulamaya başladığım döneme girdim sanırım. Ve şu anda bunun ne olduğunu bulamadım. Bulduğumda size de söylerim.
Birkaç ay önce sorsaydınız, şöyle yaz tatilinden falan önce, size çat diye söylerdim hayatta gerçekleşmesini en çok istediğim şeyi. Çünkü o sıralar gerçekleşmeyeceği kesin gibi görünmekteydi. Sonra gerçekleşiyormuş gibi yaptı, kahpe kader yandan bir göz kırptı, ve yine gerçekleşmedi. Hayatta da keşke herşey matematik, fen veya bilgisayar gibi kesin ve net olsa, yaptığımız şeylerin sonuçlarının ne olacağını bilebilsek. Lakin koduğumun insanları, aynı olaylara farklı sonuçlar verebilmekte, farklı olaylara aynı sonuçlar getirebilmekte. Bazı durumlarda hayat sağ gösterip sol vururken, bazı durumlarda adamn orta yerine kafa atabiliyor. Neyse sonuç olarak, kader ağlarını örmüş, yine ümit verip nah çekmiş ve yaşam denilen o ince çizginin üzerinden geçerken beni bayağı silkelemişti. O zamandan beri içerisinde bulunduğum bu boşlukta, artık hayatta bir amacımın kalmadığını düşünmeye başlamıştım. Gördüğünüz gibi, hala da düşünüyorum.
Eğer kendimden böyle şüphe etmeye devam edecek olursam, daha da bi baltaya sap olmayacak benden. Eskiden manyağı olduğum kod yazma olayından bile ne kadar soğudum yahu. Gelen iş tekliflerini değerlendirmeden reddeder oldum, çünkü yazma isteğim kayboldu. Paranın amına koyayım para için uğraşılır mı diyen bi pislik oldum çıktım.
Bu hale gelmeme neden olan şeyi ise hala rüyalarımda görüyor olmak, ve uyandığım için de üzülüyor olmaksa işin en acı tarafı sanırım.
Gece gece bu kadar konuştuktan sonra hala beni bu hale getireni yine rüyamda görmeyi diliyor, onun ne olduğunu merak edenlere de sanane lan diyerek programı kapatıyorum efendim.
Ah ben beni zikem, ah kendimi zikem...
1 Eylül 2011 Perşembe
Mutlu Bayramlar
Evet kuşaklar boyunca aktarılmış güzel adetlerimizden biri daha bizim nesilde tıkandı galiba. Veletler gelmedi la kapıma şeker toplamaya. Bir kere bile çalmadı kapım bayramda. O kadar şekeri kim yiyecek lan şimdi! Neyse birisi yiyecek elbet, kalacak değil ya, hihihi.
Bu bayram iyice amele olduk mk. Bayramın 2. günü dükkanda durdum sabahtan geceye kadar. Çalış, kazan, kıl kıl insanlara laf anlat, dükkanı topla, kapat, rapor al... Bugün de dükkanı saat 9'da açacak ben. Son günlerde uyuyamıyorum da. 8'e alarm kurdum 6'da uyandım amına koyim. Evde de yalnızım, güzel bir bekar kahvaltısı hazırladım kendime. Bunu da çayım ocakta kaynarken yazdım, ehe.
Blogger da arayüzünü değiştirmiş, başta yadırgadım amına koyim. Bi anda bu kadar değiştirilir mi lan dalyaraklar, yavaş yavaş yapsanıza şunu... Neyse biraz alışınca insanın tekrar tekrar blog yazası geliyo. Korkmayın lan korkmayın yazmicam o kadar, meşgulüm bu aralar. Ne kadar boş adam olsam da, okunmayan yazılar yazmayı bu aralar hayatımda ikinci plana atmak durumundayım. Öptüm!
Adettir diye, bayramınızı kutlarım bebekler! Nice bayramlar göresiniz!
Eee harçlığım nerde lan!?!?
Bu bayram iyice amele olduk mk. Bayramın 2. günü dükkanda durdum sabahtan geceye kadar. Çalış, kazan, kıl kıl insanlara laf anlat, dükkanı topla, kapat, rapor al... Bugün de dükkanı saat 9'da açacak ben. Son günlerde uyuyamıyorum da. 8'e alarm kurdum 6'da uyandım amına koyim. Evde de yalnızım, güzel bir bekar kahvaltısı hazırladım kendime. Bunu da çayım ocakta kaynarken yazdım, ehe.
Blogger da arayüzünü değiştirmiş, başta yadırgadım amına koyim. Bi anda bu kadar değiştirilir mi lan dalyaraklar, yavaş yavaş yapsanıza şunu... Neyse biraz alışınca insanın tekrar tekrar blog yazası geliyo. Korkmayın lan korkmayın yazmicam o kadar, meşgulüm bu aralar. Ne kadar boş adam olsam da, okunmayan yazılar yazmayı bu aralar hayatımda ikinci plana atmak durumundayım. Öptüm!
Adettir diye, bayramınızı kutlarım bebekler! Nice bayramlar göresiniz!
Eee harçlığım nerde lan!?!?
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)